Duyurular
Yargıçlar ve Savcılar Birliğinin değerli üyesi,

Birlik etkinliklerine katkı niteliğinde olan üyelik aidatlarının evvelce T. Vakıflar Bankası Yargıtay Bürosu Şubesi’nin 

00158007290265179

nolu hesap numarasına da yatırılabileceği bildirilmişti.

T. Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğünün bankomat hesabı özelliği arz etmeyen kurum hesaplarının ülke genelinde 1 Ocak 2008 tarihine kadar kapatılması kararı doğrultusunda söz konusu hesap kapatılmış bulunmaktadır.

Bu nedenle üyelik aidatlarının artık söz konusu hesaba yatırılması imkanı kalmamıştır. (Ancak bu hesaba yakın zamana kadar herhangi bir şekilde yatırılan aidatların YARSAV’a ait diğer Vakıflar Bankası bankomat hesabına banka aracılığıyla doğrudan nakli ve üyelik aidatı borcundan düşümü sağlanacaktır.)

Üyelik aidatlarının YARSAV’a ait aşağıdaki banka hesap numaralarına yatırılması imkanı ise devam etmektedir:

1- T. Vakıflar Bankası Yargıtay Büro Şubesi: 
TR40 00015 158 7290265179 nolu Bankomat hesabı

2- Türkiye Ziraat Bankası – Bakanlıklar Şubesi:
TR23000145930739-5001 nolu hesabı

3- PTT Bank 5313590 Nolu Posta Çeki Hesabı

Saygılarımla 06.01.2008
Adli-İdari Yargı


FORUM
Forum Bölümüne ulaşmak için alttaki linki tıklayınız. FORUM


Bu Yazıyı Yazdır Bu Yazıyı Yazdır

MHP Merkez Yürütme Kurulu üyesi emekli Korgeneral Altay Tokat, “Güneydoğu’da görev yaparken bölgeye yeni gelen hâkim ve memurlar işlerini ciddiye alıp hizaya girsinler diye bomba attırdım. Bunda ne var. Bunların hepsi eğitim amaçlı, harekât planlarının bir parçası. Bu bir suç değil, nitekim bunların sonucunu da aldık, Alnım ak” dedi. 

’Güneydoğu’da görev yaparken bölgeye yeni gelen hâkim ve memurlar işlerini ciddiye alıp hizaya girsinler diye bomba attırdığını’ açıklayan MHP Merkez Yürütme Kurulu üyesi emekli Korgeneral Altay Tokat, sözlerinin arkasında durdu. Tokat, “Bunda ne var. Bunların hepsi eğitim amaçlı, harekât planlarının bir parçası. Bu bir suç değil, nitekim bunların sonucunu da aldık, Alnım ak” dedi.
Emekli Korgeneral Altay Tokat’ın, 95-98 yıllarında görev yaptığı Güneydoğu’ya ilişkin bomba açıklamaları Aktüel dergisinde yayımlandı. Bunlar içinde en dikkat çeken bölüm, bölgeye yeni gelen memurlarla hâkimlerin ’işlerini ciddiye alıp hizaya girmeleri’ için bu kişilerin evlerinin yakınlarına birkaç bomba attırdığını itiraf etmesi oldu. Tokat, Radikal’in sorularını yanıtlarken de bombaları savundu:
Maksat eğitim: “Attırdım dediğim bombaların maksadı eğitimdir, eğitimli birlikler hem zaman fark yaratır. Bunun için de önceden planlar yapılması lazım, bunların genel hedefi de güvenliğin sağlanmasıdır. Hâkimlerle savcılarla akşam sabah çoğu zaman zaten birlikteyiz, sürekli görüşüyorduk. Ama bakın eğitim bombası bunlar, bombaları kullanmazsak gevşeklik oluyor. Bizde birlikler var. Bölücü örgütün de şehir milisleri var. Şehirdeki eylemlere katılırlar, bunlar daha tehlikeli.
Reçete gibi: Eğitim planları harekât planları doktorun verdiği reçete gibidir. Reçeteyi eczacı anlar, askeri reçeteyi de herkes anlamaz. Herkes kendine göre tedbir alamaz, bunların plan dahilinde olması lazım. Bu konu eğitim amaçlı olmuştur, bu işlerde iki taraf oluşturulur biri düşman tarafı, buna göre planlar yapılır.
Bilen hâkimler var: Bizim bu nedenle eğitim bombalarını kullandığımızı hakim de bilir. Ayrıca OHAL bölgesinde komutana bu yetki veriliyor. OHAL Kanunu’nu biliyor musunuz? Personel eğitiminde bu planlar etkili olmuştur.
Birlikte güldük: Elbette sivil memurlar da bilinçli davranacak, hâkim de o da bu da istahbarat faaliyeti duyarsa gelip söyleyecek, onların da görevleri var. Bu konuları magazinleştirmemek lazım, milli duruş ve kahramanlık kitaplarda yazmaz. Bunlar kitleleri pasifleştirecek magazin konusu olmamalı. Yasalar var, bu eğitimler yapılacak ki işin ciddiyetini anlasınlar. Bu eğitim bombalarının tarafımızdan atıldığını ertesi gün hâkimlere söylediğimiz de olmuştur belki oturup birlikte gülmüşüzdür. Bunun yapıldığını bilenler elbette var. Çünkü planda bunlar var, atış planları var bölgede.
ABD’ye gittim: O dönem savaş şartları var. O bölgede toplu imhaları vardı örgütün. Ama benim zamanımda böyle bir şey olmadı. İsteyen Apo’ya sorsun. Apo en çok benden korktuğunu kendisi söylemiştir. Ben bu konularla ilgili ABD’ye gittim temaslarım oldu, dersler verdim.
Teşekkür var: Bu açıklamalarıma ne yargıdan ne askeri çevrelerden bana tepki gelmedi, tersine teşekkür edenler oldu, birçok vatandaş. Biz bölgede yaptığımız eğitimlerin de sonucunu aldık benden PKK yandaşları da korkuyor. Kimse bizim bu yaptıklarımız (bombalar) nedeniyle şikâyetçi olmadı. Bu nedenle de geçirdiğim herhangi adli idari soruşturma olmadı. Bu işlerde karşı tarafa korku vereceksin. Eğitim amaçlı bombalar, uçuşlar niye yapılır, bunlar öldürmez, ama işe gerçeklik kazandırır, bunların faydasını gördük.

Kitapta yazıyor

Tokat, ’Hâkimleri hizaya getirmek’ ifadeniz çok tartışmalı değil mi? Bunlar EMASYA Planları’nın bir parçası mı? Yanında bomba patlayan hâkim-savcı ertesi gün yargılamayı nasıl sağlıklı yapabilir? Attığınız bomba ertesi gün, kamuyouna nasıl açıklanıyordu, soruşturma yapılmıyor muydu?” sorularına şu yanıtları verdi: “Yahu bu eğitim mermisi, bu planlarda böyle. EMASYA değil, başka ciddi planlar da var. EMASYA Batı’daki şeyler için burada daha ciddi terör olayı var.” Tokat, ’Silopi’de savcının arabasına da bomba konuldu benzer amaçlı olabilir mi?’ sorusu üzerine de, “Hayır, zannetmem, o suikasttır, o ayrıdır herhalde, bizimki basit birşey. Herkes kendi kendini emniyete alır” dedi.

Zamanaşımı var

Tokat, ’Yaptığınızın yasadışı olduğunu, soruşturulması gerektiğini savunanlar var, ne diyorsunuz?’ sorusunu da şöyle yanıtladı:
’Şartlar gereği olan olaydı, yaptığımı da söylerim. Zaten yaptıklarınızı söylemezseniz PKK’nın ekmeğine yağ sürülür. Yapılan şey yasadışı değildi, alnım ak. Zamanaşımı var, 15 yıllık süre, soruşturma olmaz. Bu bomba eğitiminin bilinmemiş olması da sorun oluşturmazdı, çünkü bombada gerekli önlem alınır, kimin ne yapacağı bellidir, kazalar olmaz. O dönem için yapılan doğruydu. Soruşturulacak birşey yoktu. Biz yaptıklarımızla halkı bilinçlendirdik PKK’ya karşı, kimse zarar görmedi. Çünkü zarar verilseydi PKK bayram yapar. Halk bu eğitim bombalarını çatışma zannediyor olabilir. ’Devlet memurları ve hâkimlerin hizaya getirilmesi’ lafını kullanma amacım gevşek davranmaya karşı canlarının korunması lazım, tetikte olması lazımdı. Mesela ava gidiyorlar, bunlar gevşeklikti.”

’Batı’dan gelen memurlara işin ciddiyetini anlattım’

Emekli Korgeneral Altay Tokat, Yeni Aktüel Dergisi’ndeki röportajında Şemdinli’deki bombaları yorumlarken şöyle dedi:” Benim zamanımda ben de bomba attırdım. Bir, iki kritik noktaya. Boş yerlerdi! Meselem mesaj vermek. Batı’dan gelen memurlar, hâkimler işin ciddiyetini anlamıyor. Çok koordineli ve iyi çalıştık. Baktım, sonradan işler sakinleşince işi basite almaya çalıştılar. Rast gele dolaşıyorlar, şunu bunu yapıyorlar. Onun üzerine şunlar bir hizaya gelsin diye evlerine yakın iki yere attırdım. Ondan sonra anladılar ki çok dikkatli olmalılar. Bir musibet bin nasihatten iyidir. Öylece onları eğittim ben. Bunu hemen bomba atmak yasak diye yorumlayamazsın. O kişilerin belki hayatını kurtardım. Onlara da söylemedim. Bunu siz şimdi onlara karşı suikast diye yorumlarsanız ben gülerim.”

Astsubaylar hatalı

“Bunların milisleri olan o kitapçının bir grubu vardır. Bizimkiler de 1998’den sonra baskıyı kaldırınca meydanı boş buldular. Bu milislerin hareketlerini tespit etmek için bir grup görevlendirilmiştir. Silahlı Kuvvetler’in veya devletin istihbarat unsurları delil bulmak için onları gözetim altında tutacak şekilde hareket ediyor. Fakat başarılı bir hareket yapmamış, hata yapmışlar. Şemdinli’de o istihbaratçıların dışarıdan kontrol etmeleri gereken hedefi izlerken yaptıkları, hatayı bir suikasta çevirip yargıya götürmek… Astsubayların dört avukatı vardı. Öbürlerinin 300 avukatı varken 55’e düşürdüler. Bu bile yeter! Sonra da 39 yıl ceza geliyor. Hiçbir hukukçu uzman bunun doğru olduğunu söyledi mi? Bu kadar süratli bir yargı Türkiye’de oldu mu? Oraya atılan bomba ’Arkadaş, dikkat et, onu yapma’ demek için, vazgeçirmek, ikaz için de atılmış olabilir. Ama bunu beceriksizce yaptılar.”

’Şemdinli’de yaşananlar yapılan takibin sonucu’

Emekli Korgeneral Altay Tokat, Şemdinli olayıyla ilgili olarak askerlerin Seferi Yılmaz’ı takip ettiğini ve bunun sonucu bombalama eyleminin gerçekleştiğini söyledi. Bomba atanları ’hatalı’ bulan Altay, ’Yani bunu astsubaylar yaptı diyorsunuz, oysa sanıklar mahkemede bombayı kendilerinin atmadığını savunmuştu’ sorusu üzerine de şöyle konuştu:
“Benim söylediklerim arasında o konu da var, benim görüşüm o yönde ayrıca mahkeme kararı da o yönde. Şimdi ne yaparsın hırsız varsa biliyorsan onu gözetlersin, Şemdinli’de olan da öyle. O kişiyi (Seferi Yılmaz) milis olarak algılıyorlar, takip ediyorlar. Bence olay bu takibin sonucu yapılmıştır. Çünkü milis mecburen izlenir, çünkü bu kişilerin dağdakilerle ilişkileri var gelip giderler eylemlere katılırlar.
Bu adam bunları yaparken peki bizler susalım mı, bunlar eğitim bombası dediğim gibi askeri birliği eğitmek için, bunun okulu yok, komando eğitimi alacaksın ki bunları bilebilesin.”
28.07.2006  ADNAN KESKİN /Radikal Gazetesi