<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>YARSAV - YARGIÇLAR VE SAVCILAR BİRLİĞİ</title>
	<atom:link href="http://www.yarsav.org.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yarsav.org.tr</link>
	<description>YARSAV</description>
	<lastBuildDate>Sun, 07 Mar 2010 17:43:10 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLAMASI</title>
		<link>http://www.yarsav.org.tr/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-kutlamasi/</link>
		<comments>http://www.yarsav.org.tr/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-kutlamasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 17:43:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yarsav.org.tr/?p=651</guid>
		<description><![CDATA[KURTULUŞ SAVAŞI&#8217;NIN KAZANILMASI VE CUMHURİYET DEVRİMLERİNİN YAŞATILMASI İÇİN ONURLU KATKISINI VE MÜCADELESİNİ ESİRGEMEYEN, BUGÜN GELİNEN KOŞULLARDA DA ESİRGEMEYECEK OLAN TÜRK KADINININ YARGIDAKİ SAYGIN TEMSİLCİLERİ; GELENEKSEL İŞBÖLÜMÜNÜN VE ANNELİĞİN YANISIRA VE AĞIR İŞ YÜKÜ İLE OLUMSUZ ÇALIŞMA KOŞULLARINA KARŞIN YARGIÇ VE CUMHURİYET SAVCISI OLMANIN ONUR VE SORUMLULUĞU İLE ADETA OLANAKSIZI BAŞARAN, YÜZÜ AYDINLIĞA DÖNÜK VE CESUR [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-651"></span>KURTULU<span style="font-family: Times New Roman;">Ş SAVAŞI&#8217;NIN KAZANILMASI VE CUMHUR</span>İ<span style="font-family: Times New Roman;">YET DEVRİMLERİNİN YAŞATILMASI İÇİN ONURLU KATKIS</span>INI VE MÜCADELESİ<span style="font-family: Times New Roman;">Nİ ESİRGEMEYEN, BUGÜN GELİNEN KOŞULLARDA DA ESİRGEMEYECEK OLAN </span>TÜRK KADINININ YARGIDAKİ<span style="font-family: Times New Roman;"> SAYGIN TEMSİLCİLERİ; GELENEKSEL İŞBÖLÜMÜNÜN VE ANNELİĞİN YANISIRA VE AĞIR İŞ YÜKÜ İLE OLUMSUZ ÇALIŞMA KOŞULLARINA KARŞIN YARGIÇ VE CUMHURİYET SAVCISI OLMANIN ONUR VE SORUMLULUĞU İLE ADETA OLANAKSIZI BAŞARAN, </span>YÜZÜ AYDINLIĞ<span style="font-family: Times New Roman;">A DÖNÜK V</span>E CESUR TÜRK KADIN YARGIÇ VE CUMHURİ<span style="font-family: Times New Roman;">YET SAVCILARININ DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜ KUTLAR, SAYGILAR SUNARIZ.</span></p>
<p> YARSAV YÖNETİ<span style="font-family: Times New Roman;">M KURULU </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yarsav.org.tr/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-kutlamasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YARSAV KARMA RESİM SERGİSİNE ESER TALEBİ</title>
		<link>http://www.yarsav.org.tr/yarsav-karma-resim-sergisine-eser-talebi/</link>
		<comments>http://www.yarsav.org.tr/yarsav-karma-resim-sergisine-eser-talebi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 18:17:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yarsav.org.tr/?p=645</guid>
		<description><![CDATA[Karikatür Kadıköy Cumhuriyet Başsavcı Vekili Sn. İsmet Efe tarafından çizilmiştir.


 
Değerli Meslektaşlarımız,
Çeşitli vesilelerle bir araya geldiğimiz meslektaşlarımızla yaptığımız görüşmeler neticesinde çok sayıda meslektaşımızın resim, karikatür ve fotoğraf sanatıyla uğraştığını öğrenmiş bulunuyoruz. Meslektaşlarımız arasında hem sanatsal etkinlikleri teşvik etmek hem de bir araya gelme vesilesi yapmak amacıyla, toplumumuzun siyasi, sosyal ve ekonomik sorunlarının çok yoğun bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><span id="more-645"></span>Karikatür Kadıköy Cumhuriyet Başsavcı Vekili Sn. İsmet Efe tarafından çizilmiştir.</em></strong></p>
<p><strong><em><a href="http://www.yarsav.org.tr/wp-content/uploads/2010/03/resimsergisi.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-646" title="resimsergisi" src="http://www.yarsav.org.tr/wp-content/uploads/2010/03/resimsergisi-300x214.jpg" alt="" width="300" height="214" /></a><br />
</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p>Değerli Meslektaşlarımız,</p>
<p>Çeşitli vesilelerle bir araya geldiğimiz meslektaşlarımızla yaptığımız görüşmeler neticesinde çok sayıda meslektaşımızın resim, karikatür ve fotoğraf sanatıyla uğraştığını öğrenmiş bulunuyoruz. Meslektaşlarımız arasında hem sanatsal etkinlikleri teşvik etmek hem de bir araya gelme vesilesi yapmak amacıyla, toplumumuzun siyasi, sosyal ve ekonomik sorunlarının çok yoğun bir şekilde tartışıldığı, yargının bütünüyle kuşatıldığı, yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesinin Cumhuriyet tarihinin en ağır baskısı altında kaldığı şu günlerde, sanata açılan böyle bir etkinlikle bizlere bir nebze olsun nefes alma olanağı vereceğini umduğumuz “Karma Resim, Fotoğraf ve Karikatür Sergisi” düzenlemeyi planlıyoruz. Önceden bazı planlamaların yapılabilmesi için eserlere ilişkin bilgilerin <span style="text-decoration: underline;">12.03.2010</span> tarihine kadar bildirilmesi ve eserlerin <span style="text-decoration: underline;">31.03.2010</span> tarihi itibariyle hazır olması gereklidir.</p>
<p>Meslektaşlarımızdan fotoğraf, karikatür, her türlü resim, ebru vb. çalışmaları olanların, organizasyona katılımından büyük memnuniyet duyacağız. İlgi duyan mensuplarımızın aşağıda telefon numaraları ve e-mail adresleri belirtilen meslektaşlarımız ile irtibata geçmeleri saygıyla duyurulur.</p>
<p>YARSAV Yönetim Kurulu adına</p>
<p>Emine Ülker TARHAN</p>
<p>Başkan</p>
<p>KATILIM KURALLARI:</p>
<p>1)Etkinliğimiz Karma Sergi niteliğinde olup, Meslektaşlarımız resim, fotoğraf ve/veya karikatür dallarındaki eserleriyle katılımda bulunabilirler.</p>
<p>2)Etkinliğimiz tüm yargıç ve savcı meslektaşlarımızın katılımına açıktır.</p>
<p>3)Her katılımcı en fazla 3 (üç) eserle katılabilir.</p>
<p>4)Etkinliğimizde konu ve teknik sınırlaması yoktur.</p>
<p>5)Eserler sergilenmeye hazır halde aşağıda belirtilen meslektaşlarımıza iletilecektir. (Eserler eser sahibi tarafından çerçeveletilmiş ve asılabilecek şekilde hazır olacaktır.)</p>
<p>6)Eserler çerçeveli şekilde en az 25X35 cm, en fazla 80X110 cm ebatlarında olacaktır.</p>
<p>7)Planlama yapılabilmesi için eserlerin niteliği ve boyutları hakkında aşağıda belirtilen meslektaşlarımıza 12.03.2010 tarihine kadar bilgi verilmesi ve eserlerin 31.03.2010 tarihine kadar teslim edilmesi gerekmektedir.</p>
<p>NOT: Etkinliğimizle ilgili her türlü görüş ve önerileriniz için aşağıda belirtilen meslektaşlarımızla irtibat kurabilirsiniz.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="205" valign="top">Murat ARSLAN</td>
<td width="205" valign="top">0312 4637362</td>
<td width="205" valign="top">murat.arslan@<a href="http://anayasa.gov.tr/" target="_blank">anayasa.gov.tr</a></td>
</tr>
<tr>
<td width="205" valign="top">Leyla Tarhan KÖKSAL</td>
<td width="205" valign="top">0312 4161691</td>
<td width="205" valign="top"><a href="mailto:leylatar@yahoo.com" target="_blank">leylatar@yahoo.com</a></td>
</tr>
<tr>
<td width="205" valign="top">Şule TATAROĞLU</td>
<td width="205" valign="top">0312 4259914/1404</td>
<td width="205" valign="top"><a href="mailto:sule.tatarogu@gmail.com" target="_blank">sule.tatarogu@gmail.com</a></td>
</tr>
<tr>
<td width="205" valign="top">Celal ÇELİK</td>
<td width="205" valign="top">0312 4191203</td>
<td width="205" valign="top"><a href="mailto:celalcelik2@hotmail.com" target="_blank">celalcelik2@hotmail.com</a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yarsav.org.tr/yarsav-karma-resim-sergisine-eser-talebi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>24/02/2010 BASIN AÇIKLAMASI</title>
		<link>http://www.yarsav.org.tr/24022010-basin-aciklamasi/</link>
		<comments>http://www.yarsav.org.tr/24022010-basin-aciklamasi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 12:25:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yarsav.org.tr/?p=634</guid>
		<description><![CDATA[BASIN AÇIKLAMASI
Ülkemizde uzun zamandır anayasal yargı erkine karşı planlı, kapsamlı ve dozu artan oranda yıpratma, kuşatma ve egemen olma çabaları sürdürülmektedir. 
Bu çabaların en günceli yargı mensuplarına karşı olanıdır. Bu bağlamda neler yapılmıştır, yapılmaktadır? Bu soruların doğru biçimde yanıtlanması durumunda, hedeflenenin ne olduğunun saptanabileceğine inanıyoruz.
Neler yapılmıştır?
Yargıda da, tüm kurumlarda olduğu gibi, yargıç ve savcı adaylığına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BASIN AÇIKLAMASI</p>
<p>Ülkemizde uzun zamandır anayasal yargı erkine karşı planlı, kapsamlı ve dozu artan oranda yıpratma, kuşatma ve egemen olma çabaları sürdürülmektedir. <span id="more-634"></span></p>
<p>Bu çabaların en günceli yargı mensuplarına karşı olanıdır. Bu bağlamda neler yapılmıştır, yapılmaktadır? Bu soruların doğru biçimde yanıtlanması durumunda, hedeflenenin ne olduğunun saptanabileceğine inanıyoruz.</p>
<p>Neler yapılmıştır?</p>
<p>Yargıda da, tüm kurumlarda olduğu gibi, yargıç ve savcı adaylığına alınmada kadrolaşma yürütülmüş, liyakat yerine mensubiyet aranır olmuş, yargıç ve savcıların mesleğe alınırken uygulanan mülakat yöntemi ve mülakat kurulunun yapısı dikkate alındığında bir ölçüde başarılı da olunmuştur.</p>
<p>Anayasanın 138. maddesi hiçe sayılarak yargı kararlarına karşı hakarete varan ve bu kararları yok sayan bir anlayış ve tutum sergilenmiş, her mahkeme kararı bir kriz yakıştırmasına dönüştürülmüştür.</p>
<p>Anımsayınız, kapatma davası kapatma krizine, Sincan Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararlar Sincan krizine, Danıştay’ın üst hukuk normlarına uygun olarak verdiği kararlar katsayı krizine dönüştürülüp kamuoyuna sunularak yargı kararları ve yargıçlar hedef gösterilmiş, adeta lince çağrı niteliğinde açıklamalar yapılmıştır.</p>
<p>Son olarak da yasadışı cemaat yapılanmalarının üzerine giden ve yasal soruşturma yürüten Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı, yürüttüğü soruşturma sırasında yürütme organı temsilcisi bakanlar ve bakanlık görevlileri tarafından engellenmeye, bakanlık müfettişleri yoluyla yıldırılmaya çalışılmış, bununla da yetinilmemiş, daha önce yargıç ve savcıların yasadışı dinlenmeleri ile hazırlık hareketleri sürdürülen bir süreç, giderek tırmandırılan bir hukuksuzluk ile açığa çıkmış, süreç, bu hukuksuz girişimde bulunanlar ve onların arkasındaki odaklar bakımından tam bir suçüstü hali ile –hiç değilse şimdilik- tamamlanmıştır.</p>
<p>Erzincan Başsavcısı bu sürecin sonunda cezaevine konulmuştur. Yüksek Kurulun, anayasal görevini ifa ederken, bu tasarrufun gerekçesi olarak ortaya koyulduğu üzere, soruşturmayı yürütenlerin yetkisiz olmalarına ve yetki tecavüzü suretiyle yapılan tüm işlemlerin hükümsüz olduğunun saptanmasına karşın halen de cezaevindedir. Süreçte, yargıç güvencesi onulmaz biçimde zedelenmiştir. Onaylayıcı olmayan yargının nasıl cezalandırılacağının bir provası yapılmış, Yüksek Kurulun yetki gasbına “dur” ihtarı ise adeta duymazlıktan gelinerek, tümden yetkisiz kişilerce alınan bir karar ile dosya apar topar İstanbul’a gönderilmiştir.</p>
<p>YARSAV olarak soruyoruz: Bu, tarafsızlığın ihlali, yargının oturmuş tüm geleneklerinin görmezlikten gelinerek, ikrar da edildiği üzere, alelacele dosyayı başından atmak değil midir? Bu hukuksuzluğu yaratanlar madem kendilerini şu ya da bu nedenle yetkili görüyorlardı, İstanbul C.Başsavcılığı’nın yetkisizlik kararından öğrenildiği üzere delillerin tam olarak toplanmamış olmasına karşın takındıkları bu tutumu hangi yargı etiği ile açıklayabilirler? Bu işlem, şimdilerde birilerince modası geçmiş, bir anlayışın temsilcileri olarak tanımlanmaya çalışılan eski saygın hukukçuların deyimiyle “ihkak-ı haktan bizzat istinkaf etmek” değil midir? Bu nasıl bir bağımsızlık ve tarafsızlık anlayışıdır? Yöntem kalıplarını zorlamanın ve usulsüzlüğün kural-gelenek tanımamanın adı ne zamandan beri bağımsızlık ve tarafsızlık olmuştur?</p>
<p>2008 yılında İstanbul’da görevli özel yetkili savcıların yargıç ve savcı soruşturmasında yetkili olmadıklarını belirtmelerine karşın Adalet Bakanlığı tarafından verilen hukuka aykırı emrin uygulanması hukuk devletinde izah edilemez bir ihlaldir. 2802 sayılı Yasanın 85. maddesinin görmezden gelinmesi hürriyeti tahdit iradesinin de göstergesidir. Tutuklanması için makul kuşkunun bulunup bulunmadığı tartışmalı bir il başsavcısının tutuklu kaldığı sürenin azlığından bahisle tutukluluğa yapılan itirazı reddedilmiştir. YARSAV olarak ilk kez ifade etmiyoruz: Hukuk devletinde tutuklama bir önlemdir ve asla ceza niteliğine bürünmemelidir. Tutukluluğun devamında sürenin azlığına değinilmesi ise sadece ve sadece tutuklamanın bir ceza olarak kabul edildiğine delalet edebilir.</p>
<p>“Yargı yargıya bırakılmayacak kadar önemlidir” diyenlerin birden bire YARSAV’ın söylemi olan “yargı yargıya bırakılmalıdır” ı taklit etmeye ve “yargının emrini yerine getirmeye çalışıyoruz” demeye başlamaları, yoksa alelacele verilmiş matbu kararlarla TİB’te yapılan dinlemelerin mahkeme marifetiyle saptanmasını engelleme girişiminde olduğu gibi sadece kendilerinin güvenecekleri bir yargı yaratmanın verdiği rahatlıktan mı kaynaklanmaktadır? Terörle mücadele koordinasyon kurulunda HSYK’nun doğal üyesi olan müsteşarın da yer alması ve istihbari görev üstlenmesi yargıç ve savcıların dinlenmekle yetinilmeyip, fişlenmesinin bir altyapısını oluşturma girişimi midir?</p>
<p>Adli kolluğun ısrarla kurulmamasının nedeni, hukuk devleti ve demokrasi için DGM’lerden bile daha tehlikeli olduğu anlaşılan neredeyse sınırsız yetkilerle donatılmış özel yetkili Ağır Ceza Mahkemelerine bir saatli bomba gibi yerleştirilmiş kadrolar eliyle mevcut siyasi iktidara ve onun uzun vadeli siyasi planlarına yandaş alternatif bir yargı organı mı yaratmaktır?</p>
<p>Gizli tanıklarla sistem çökertilmeye mi çalışılmaktadır? Bu yasadışı dinleme ve takipten de daha vahim, hak ve özgürlükler ile anayasal denetimin açık bir ihlalidir. Gizli tanık sistemi anayasaya aykırıdır ve toplum gündemine alınmalıdır.</p>
<p>Yetki gasbı yoluyla masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı her zamankinden ağır bir biçimde ihlal edilmiştir. Yok hükmünde kabul ettiğimiz tutuklama, teknik tabiriyle bir tedbir değil açıkça bir ceza, hatta daha ileri bir söyleyişle tutsaklık niteliğine bürünmüştür.</p>
<p>Vardığımız sonuç şudur:</p>
<p>Biz bir hukuksuzluk duvarı ile karşı karşıya kaldık. Hatta suçüstü yaptık. Duvara bir tekme attığımızda da arkasından bildik sesler yükseldi: “siz yargıçlar susun, siyaset yapacaksanız cüppenizi çıkartın!” Peki neden yargı ile ilgili bir konuda davayı siz sahiplendiniz, neden taraf oldunuz, siz neden bu suçu üstlendiniz dedik. Tevilli ikrarlarla karşılaştık. Kimi bakanlar “başsavcıyı evet aradık ama baskı için aramadık” dedi, kimisi “evet yargıçları dinledik ama az dinledik” dedi, kimileri “insanları fişledik, pardon deşifre ettik” dedi, kimileri “evet sabahın 5’inde açıklama yaptık ama adil yargılamayı etkilemek için değil, YARSAV’ a cevap verebilmek telaşıyla” dedi. Bir sayın siyasetçi de, “bize karşı olanların kanını tahlil etmek gerekir” şeklinde, nasıl bir diktatoryal özlem içerisinde bulunduklarını açıktan ifşa etmekten kaçınmadı.</p>
<p>Yargıya açıkça müdahale eden siyasiler ile yürütme erkinde yer alan üst düzey bürokratlar özenle kamuoyunun dikkatinde kaçırılırken anayasal yetkisini kullanan yüksek kurulun suçlanması maksatlıdır.</p>
<p>Bir ülkenin demokrasisini geliştirme yolunda geçmişiyle hesaplaşmasına YARSAV olarak bizim bir diyeceğimiz yoktur, aksi taktirde bizi geleceğe taşıyacak deneyimlerden yararlanma olanağını baştan reddetmiş oluruz. Ancak bu yüzleşme ve hesaplaşmanın samimiyet testinden sınıfta kalmış odaklar eliyle özellikle yargı üzerinden yapılması yahut yapılıyor görünmesi vahim derecede hatalıdır. Hiç kimse, yargı mensupları üzerinden ve ne yazık ki yine bir kısım yargı mensupları da kullanılmak suretiyle yürütülen linç kampanyalarını bu hesaplaşmanın bir göstergesi olarak göstermeye kalkmasın. Bu ülkedeki her kurum ve kuruluşun ama en başta siyaset kurumunun kendisiyle yüzleşmesi ve hesabını vermesi gerekir. Hemen ekleyelim, hiç kimse bize, siyaset kurumunun hesaplaşmasının sadece sandıkta yapılacağı gibi çağdışı bir anlayışı dayatmaya kalkmasın!</p>
<p>Bugün millet iradesi diye ortaya çıkanlar, bağımsız yargıyı yok etme girişimi ile demokrasiye verdikleri telafisi imkansız zararların her seçim döneminde sandığa giderek hesabını verebileceklerini mi sanıyorlar?</p>
<p>Cübbelerimizi çıkarmamızı isteyenler bilmelidirler ki laik, demokratik hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, yargıç güvencesi ve hukukun üstünlüğü mücadelesinde YARSAV cübbesine daha sıkı sarılacaktır.</p>
<p>24.02.2010</p>
<p>YARSAV YÖNETİM KURULU</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yarsav.org.tr/24022010-basin-aciklamasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>16.02.2010 Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı Hakkında Basın Açıklaması</title>
		<link>http://www.yarsav.org.tr/16-02-2010-erzincan-cumhuriyet-bassavcisi-hakkinda-basin-aciklamasi/</link>
		<comments>http://www.yarsav.org.tr/16-02-2010-erzincan-cumhuriyet-bassavcisi-hakkinda-basin-aciklamasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 16:05:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yarsav.org.tr/16-02-2010-erzincan-cumhuriyet-bassavcisi-hakkinda-basin-aciklamasi/</guid>
		<description><![CDATA[Değerli Basın Mensupları
Erzincan’da yasadışı cemaat yapılanmalarına ilişkin soruşturmaları yürüten Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in işlediği iddia edilen bazı suçlar nedeniyle makamı, evi aranmış, gözaltına alınmıştır.
Yapılan işlem, Anayasanın 144., 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Yasanın 89., Ceza Yargılama Yasasının 250/3. maddeleriyle öngörülen yargıç güvencesine açıkça aykırıdır. Ceza Yargılama Yasası’nın 250/3. maddesindeki sınırlar aşılarak Türkiye Cumhuriyeti’nin en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Değerli Basın Mensupları</p>
<p>Erzincan’da yasadışı cemaat yapılanmalarına ilişkin soruşturmaları yürüten Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in işlediği iddia edilen bazı suçlar nedeniyle makamı, evi aranmış, gözaltına alınmıştır.</p>
<p>Yapılan işlem, Anayasanın 144., 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Yasanın 89., Ceza Yargılama Yasasının 250/3. maddeleriyle öngörülen yargıç güvencesine açıkça aykırıdır. Ceza Yargılama Yasası’nın 250/3. maddesindeki sınırlar aşılarak Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel niteliği olan hukukun üstünlüğüne ve dolayısıyla yargı bağımsızlığı, yargıç güvencesine bu işlem ve eylemle, ağır bir müdahale gerçekleşmiştir.</p>
<p><span id="more-628"></span></p>
<p>Bugünden itibaren artık ülkemizde hiçbir yargıç, cumhuriyet savcısı, Yargıtay, Danıştay ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yargıç üyeleri güvencede değildir. Bu yolla gidilen yerin, yargı bağımsızlığı ve Hukuk devletinin var olmadığı bir yer olduğu tartışmasızdır. Artık Türk toplumu, keyfi yönetimin egemen olduğu, Yargıç güvencesinden yoksun bir toplumdur.</p>
<p>Anayasada yargıç ve savcılar, başbakan ve bakanlar hakkında özel soruşturma yöntemlerine yer verildiğinden Anayasanın doğrudan uygulanır bu hükümleri yasalarla askıya alınamaz. Çünkü Ceza Yargılama Yasasının 250/3 maddesinde özel yetkili mahkemelerin görev alanı düzenlenirken, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın yargılayacağı yargıçlar hariç bırakılmıştır. Bu hüküm ve Anayasa hükümleri görmezden gelinerek bu soruşturmayla yargı üzerinde ciddi baskılar yaratıldığı ve laik, demokratik hukuk devletini yasalar çerçevesinde korumaya kalkışan yargıçlar, cumhuriyet savcıları ile yargının diz çöktürülmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır.</p>
<p>Ceza Yargılaması Yasasının 250/3 maddesine göre, Anayasa Mahkemesinin yargılayacağı kişilerden olan Başbakan’ı bu yöntemle gözaltına almak abesle iştigal ise, ancak Yargıtay tarafından yargılanacak bir Cumhuriyet Başsavcısının soruşturma yetkisi olmayan kişilerce aranarak gözaltına alınması da ağır bir hukuk ihlalidir.</p>
<p>Yasadışı bölücü örgüt mensuplarının iki saat içinde serbest bırakılması için yargıç ve Cumhuriyet savcısı ayarlayanlar, Adalet Bakanlığı’nın emriyle açıkça hukuka aykırı bu uygulamayı başlatmıştır. Yüksek yargıçlar HSYK üyeleri de dahil olmak üzere  tüm yargıç ve cumhuriyet savcıları bu uygulamayla her an karşı karşıya kalabileceklerdir. Bu tehdide yüksek yargıçların HSYK üyelerinin tüm yargıç ve savcıların boyun eğmeyerek gereken yanıtı, en sert biçimde vereceklerine inanıyoruz.</p>
<p>Söz konusu uygulamayla, ayarlanamayan yargıçlar ve savcılar ayarlanmaya ve hizaya getirilmeye çalışılmaktadır. Hukuksuz telefon dinlemelerine, gerekirse savcılar eliyle devam edileceği yolunda formüller üreten Adalet Bakanı,  şimdi savcılar eliyle Anayasaya aykırı soruşturma ve gözaltına alma uygulamasına başlamıştır. Hiç kuşku yoktur ki yapılan, siyasi iktidarın yüksek yargıyı da kapsamına alabilecek nitelikte yargıyı yıldırma ve ele geçirme girişimidir.</p>
<p>Hukuk dışı bu uygulamaya yol açan ve gerçekleştiren tüm sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunuyor, Yargıtay Birinci Başkanlar Kurulu, HSYK ve Adalet bakanını bu kişiler hakkında soruşturma açmak üzere göreve ve Adalet Bakanını siyasi sorumluluğunu üstlenerek, istifa etmeye çağırıyoruz.</p>
<p>Kamuoyunca bilinmelidir ki Türk halkının Mustafa Kemal’le birlikte kurduğu Cumhuriyet’in eseri olan demokrasisiyle yargı üzerinden hesaplaşılmasına Türk yargıç ve Cumhuriyet Savcıları olarak izin vermeyeceğiz.</p>
<p>Saygıyla duyurulur.</p>
<p>YARSAV YÖNETİM KURULU</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yarsav.org.tr/16-02-2010-erzincan-cumhuriyet-bassavcisi-hakkinda-basin-aciklamasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>16/02/2010 Basın Açıklaması</title>
		<link>http://www.yarsav.org.tr/16022010-basin-aciklamasi/</link>
		<comments>http://www.yarsav.org.tr/16022010-basin-aciklamasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 10:51:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yarsav.org.tr/?p=625</guid>
		<description><![CDATA[YARSAV her platformda Tüzüğünde yer alan amaç ve ilkeleri doğrultusunda 1982 Anayasasında yeralan yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini, bu engellerin kaldırılmasına yönelik her çalışmaya destek vermeye hazır olduğunu dile getirmiştir.
Ancak YARSAV tarafından  benimsenen yargı bağımsızlığını güçlendiren ve  hukuk devletine yakışır bir anayasaya sahip olma yolundaki görüşün aksine, son zamanlarda anayasa değişikliğinin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>YARSAV her platformda Tüzüğünde yer alan amaç ve ilkeleri doğrultusunda 1982 Anayasasında yeralan yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini, bu engellerin kaldırılmasına yönelik her çalışmaya destek vermeye hazır olduğunu dile getirmiştir.<span id="more-625"></span></p>
<p>Ancak <strong>YARSAV tarafından  benimsenen yargı bağımsızlığını güçlendiren ve  hukuk devletine yakışır bir anayasaya sahip olma yolundaki görüşün aksine, son zamanlarda anayasa değişikliğinin, yargının siyasallaştırılması ve hatta bir anayasal erk olmaktan çıkarılması sonucunu doğuracak bir yönteme dönüştürülmeye çalışıldığı, özellikle ve sadece Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısının parlamento ağırlıklı olarak değiştirilmesi noktasına indirgendiği izlenmektedir.</strong></p>
<p><strong> Bağımsız  yargı yerine hukuk devletini gerçekte değil, görünürde var kılma amaçlı olarak  yürütüldüğü izlenimi veren taslak çalışmaları kamuoyuna yansımıştır. </strong> Buna göre <strong>Yüksek Kurulun parlamentodan seçilecek üyelerle oluşturulması yanında YARSAV’ın  yargı bağımsızlığına ve yargının sağlıklı işleyişine engel olarak gördüğü, bu nedenle her platformda karşı çıktığı; Adalet Bakanı ve müsteşarının kuruldaki varlığının devamı yönündeki kararlılığın aynen sürdürüldüğü,</strong> Anayasa’daki yargı bağımsızlığı önündeki gerçek engeller muhafaza edilerek ve sadece nokta hedeflerle Yüksek Kurula siyaset sokulmak suretiyle yasama üzerinden yürütme güdümünde bir yargı yaratılmak istendiği  anlaşılmaktadır.   <strong>Son günlerde sıkça dile getirilen, dünyanın her yerinde sistemin bu şekilde ve sağlıklı  işlediği yolundaki yanıltıcı iddia karşısında,  uygulamanın sonuçlarını göstermesi bakımından henüz  geçen yılın sonlarında Sırbistan&#8217;da başlayan ve yaşanmakta olan sürecin kamuoyu ile paylaşılması zorunluluğu doğmuştur.</strong></p>
<p>Sırbıstan’ın 8 Kasım 2006 tarihinde yeniden yapılan anayasasının 153. maddesine göre, 11 kişilik Sırbistan Yüksek Yargı Konseyi Yargıtay Başkanı, Adalet Bakanı, parlamentodan seçilen bir parlamento üyesi, parlamento tarafından seçilen 6 yargıç, bir akademisyen ve bir avukattan oluşmaktadır.2002-2008 yılları arasında Sırbistan’da dava sayısı %54 artmasına karşın, Haziran 2009’da Yüksek Yargı Konseyi’nce, ülkedeki yargıç sayısının  %25 azaltılmasına ve yeni bir seçim sürecine tabi kılınmalarına karar verilmiştir. Sırbıstan Yargıçlar Derneği tarafından Yüksek Yargı Konseyine başvurularak  kararın gerekçesinin kamuoyuna açıklanması istenmiş ancak bu konuda  açık bir yanıt alınamamıştır.  5 Haziran 2009’da Yüksek Yargı Konseyi’nin kabul ettiği ve çalışma yöntemini belirleyen bir yönetmelik çıkartılarak, Konseyin tamamen gizli gündemle çalışması, her türlü bilgi ve belgenin gizli tutularak kamuoyuna açıklanmaması öngörülmüştür.  </p>
<p>Temmuz 2009’da yargıçların yeniden seçimi sürecine başlanmış, seçim sonuçları ise 17 Aralık 2009 tarihinde açıklanmıştır. Buna göre, görevde bulunan 2230 yargıçtan 1510’u  yeniden atanmış,  görev yapmakta olan Sırp yargıçlarının 1/3’ü oranındaki 730 yargıç ile 100 savcı veya savcı yardımcısı ise görevlerinden alınmış ve  başka bir kararla da onların yerine 876 yargıç ve 88 savcı yardımcısının atamaları yapılmıştır. Yeni alınan yargıç ve savcıların çoğu, belirli bir hukuk formasyonu olmayan devlet memurlarıdır. Adalet Bakanı, 1 Ocak 2010’da uygulamaya konulan atamalarda,  ülke gizli servisinin raporlarının esas alındığını açıklamış, ancak görevden atılanların neden yeterli bulunmadıklarına dair gerekçe gösterilmemiştir. Karar o denli baştan savmadır ki , 17 Aralık 2009’da açıklanan listede, ekim ayında vefat etmiş olan bir yargıcın  ismi dahi bulunmaktadır.</p>
<p>Ne tuhaftır ki, Sırbistan da Türkiye gibi Avrupa Birliği’ne aday ülke statüsündedir, Anayasasını yenilemiş, yargı alanında köklü değişiklikler gerçekleştirmiştir. Ayrıca yargı reformları konusunda da uluslararası kurumların gözetimi altındadır. Avrupa Birliği 2008 ve 2009 tarihli ilerleme raporlarında Yüksek Yargı Konseyi’nin oluşumunu, yargının yeterince katılımının sağlanmaması ve siyasi etkilere açık olması sebebiyle aynı Türkiye’ de olduğu gibi eleştirilmiş, yargıçların yeniden seçilmesinin yargıya çok büyük oranda müdahale olduğunu belirtilmiştir.</p>
<p>            Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nezdinde çalışan bağımsız yargıç ve avukatlar raportörünün hazırladığı 19 Mayıs 2009 tarihli raporda, Sırbıstan’daki yargı bağımsızlığı, hukuk devleti ilkesi ve yargıçların statüsünün endişe verdiği belirtilmiş, Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu, Sırbıstan’daki yargıçların yeniden seçimi ile ilgili izlenen prosedürün, yargı bağımsızlığına, yargının etkin çalışmasına ve politik etkilerden uzak kalmasına yönelik ciddi endişeler yarattığını vurgulamış, 405/2006, 464/2007, 528/2009 tarihli kararların Sırbistan tarafından ihlal edildiğini belirtmiştir. Ancak  bütün bu uluslararası denetim mekanizmalarına karşın Konseyin parlamento ağırlıklı ve yargıyı tamamen kıskaca alan yapısından kaynaklanan bir anlayışın ve kararlılığın sonucu olarak Sırbistan, hukukun üstünlüğünü, hukuk devletini, yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesini değil, istemediklerini tasfiye ederek  kendi yargıç ve savcı ordusunu yaratmayı tercih etmiştir.</p>
<p>Kendi yargıç ve savcı ordusunu yaratmıştır, çünkü, özellikle, görevlerinden alınanlar, yargı bağımsızlığını savunan ve kamuoyunun duyarlı olduğu davalara bakan yargıçlardır. Eski Sırp liderler hakkında yürütülen davalarda görev almış tüm yargıçlar görevden alınmışlardır. Örneğin, Mladic’in suç ortaklarına ilişkin davalar, eski başbakan Djindjic ‘in cinayetine ilişkin dava, Draskovic’in cinayet teşebbüsüne ilişkin davalar ve  Sırp istihbarat servisinin eski şefine ilişkin davalar bunlar arasındadır. Hukuk devleti anlayışını yok sayan bu yaklaşımla parlamento adeta ilerde belki kendisini yargılayacak yargıçları kendisi seçme iradesini ortaya koymuştur.</p>
<p>Bu durumun kınanması yolunda uluslararası platformlarda YARSAV üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecek, çalışmalarını  sürdürecektir.  </p>
<p>Bu örnek bize bir kez daha göstermektedir ki, bunu hedefleyenler için  yargıç ve savcıların parlamento aracılığı ile seçilmesi, bağımsız yargıyı yok etmenin en kestirme yoludur. Hele seçim sistemi ve siyasi partilerinin yapısı demokratik olmayan ülkelerde bu durum yürütme ile yasamanın birleşerek yargıyı yedeğine alması, yürütmenin denetimsiz kılınarak tek adam iktidarına dönüşmesi gibi daha büyük bir tehlikeyi içermektedir. Demokrasiye ancak bir araç olarak bakan ve kendi yargıç ve savcı ordusunu yaratmak isteyen her iktidarın bu yolu deneyeceğini tahmin etmek güç değildir. Ülkemizde, özellikle son dönemlerde yargıya ve yargıçlara karşı halkın duyduğu güveni aşındırmaya yönelik olarak siyasal iktidar ve yandaşlarının Türk ulusu adına yargı yetkisini kullanan bağımsız mahkemelerin, yasama organı tarafından çıkartılan yasaları uyguladıklarını görmezden gelerek yaptıkları; hatta “İmam hatipli olduğum için mi yapıyorsunuz?” biçiminde yargıyı hedef göstererek yaptıkları sorumsuz açıklamalarla,  toplumu  kin ve nefret duygusu  ile ayrıştırma tehlikesi yarattıkları da görülmektedir.<strong> </strong></p>
<p><strong>Yürütme erki ve etkisi altındaki kurumlarca    ısrarla üst hukuk normlarına ve Anayasaya aykırı yapılan  düzenlemeler    yargı organlarınca iptal edildiğinde, bilinçli olarak yapılan bu işlemler sonucu ortaya çıktığı belirtilen mağduriyetin sorumlusunun  yargı organları olduğu belirtileek  yargının, dolayısıyla hukuk devletinin gücünün kırılması için yapılan hazırlıklara zemin hazırlanmaktadır.  Y</strong>argıya yönelik nefret yüklü, toplumu yargıya ve yasalara uygun verilen kararlara karşı kışkırtma çabaları da göstermektedir ki, bunlar daha büyük ölçekte bir planın hazırlık hareketleridir ve yukarıda örneği açıklanan yöntemin ülkemizde uygulanmayacağı yolunda bir güvence de mevcut değildir.</p>
<p> Siyasal iktidarın Yüksek Kurulun yapısını istediği yönde dönüştürerek, uzun süredir  yargıç ve cumhuriyet savcıları üzerinde, hukuk dışı iletişimin tesbitinden, yasadışı cemaat yapılanmalarına göz yummayanlara karşı tasfiye girişimlerine kadar uyguladığı  baskılarla yetinmeyip,  yayın organlarında yeraldığı biçimde artık <span style="text-decoration: underline;">“yargıç ve savcıların ayarlanmasına”</span> da gerek duyulmayacak bir yöntemle Sırbistan benzeri  örneği uygulamak istediği yolundaki  kuvvetli kuşkumuzu Türk kamuoyu ile paylaşıyor, bugüne dek hiçbir sorumuza yanıt alamadığımız sayın Adalet Bakanına yeniden sesleniyoruz.</p>
<p>Siyasal iktidarın müdahalesinin yargıya ne denli zarar verdiği ve kuşkularımızın doğrulanmasına neden olan, yargıç ve cumhuriyet savcılarının siyasal iktidar temsilcilerince “ayarlandığı ” iddialarının ayyuka çıktığı bugünlerde Adalet Bakanı ve bağlı müfettişleri yargıya bu yöndeki saldırılara karşı sadece ve hala DİNLEMEDE MİDİRLER?  Sorumlu makamdaki sayın bakan ya dayanaklarını göstererek uygulamanın doğru, iddiaların yalan olduğunu açıklamalı,  ya derhal  gereğini yapmalıdır.        16.2.2010               </p>
<p>YARSAV YÖNETİM KURULU</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yarsav.org.tr/16022010-basin-aciklamasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
